Soru: Kur’an Sürekli Erkeklere mi
Hitap Eder? Bu Durum, Kur’an'a Göre,
Erkeklerin Birinci Sınıf, Kadınların İkinci Sınıf Olduğu Anlamına Gelmez Mi?
1.Mana: Hepimizce Malumdur ki Kur’an-ı Kerim’in Dili Arapça’dır. Arapça
Olması da Bizzat Cenab-ı Hakkın Tercih Ve Seçimiyledir. Neden Arapça Demeye
İtiraz Etmek Başka Bir Dil Olsaydı Neden O Dil Diye de İtirazı Gerekli
Kılabilir. Dahası Efendimiz Arabistan’da Dünya’ya gelmesi Takdir Olunduğu İçin
de Kendi Kavmine Peygamberlik İddiasından
Bulunan Bir Kişinin İman Esaslarını Anlatırken Farklı Dil Kullanması
Beklenemez !... Farklı Bir Dil Kullanılmış Olsaydı Bu seferde Hz. Muhammed
S.a.v. Efendimiz Peygamber Değil O Başkasından Aldığı Bilgileri Burada Bize
Anlatıyor İddiasında Bulunulabilirdi ,Nitekim Bu İddiada da Bulunanlar Var.
Kısa Bir Hakikat ve Hikmeti İle İlgili Girizgahtan Sonra Konuya Arapça Dil
Bilgisi Üzerinden Ele Alalım İnşaAllah. Arapça’da İsimler Ya Müennes/Dişil Veya
Müzekker/Erildir. Arapça’da ki Kuralların Kur’an’da Da Olduğu Gibi Kullanılması
da Bunun Sonucu Olarak Tabiidir. Nitekim Kur’an’da Bu Her İki Çeşit Kelimeler
De Yerli Yerince Kullanılmıştır. (Mümin-Mümine/Müminun-Müminat Gibi). Bu Dil
yapısı Sadece Arapçada da Olmayıp Muhtelif Daha Pek Çok Dilde de Mevcuttur.
Üç Cinsiyetli Diller
: Arnavutça Boşnakça Almanca Yunanca Hırvatça Latince
Makedonca Rumca Felemenkçe Polonya Dili Rumence Rusça Sırpça Slovakça Slovence
Ukraynaca. İle İki Dilli Diller Olan : Aramice Fransızca İbranice Hintçe Arapça İtalyanca
Peştuca Portekizce Pencap Dili İspanyolca Ve Urdu Dili Gibi Dillerde de
Gözükmektedir..
Arapça’daki Dilin Bir Teamülü
De Erkek Ve Kadınlara Birden Hitap Edildiği Zaman, Bunları Tek Bir Hitap
Tarzına Ve Bunu Da Erkek Kalıbına Dökmektir. (Bunu Bizde Yaparız Aslında Ahmet
Amcalara Gidiyoruz. Şimdi Burada Ahmet Amcayı Övmedik Ahmet Amca İle Ailesini
Yani Hem Hanımını Varsa Kızlarını da İçine Alarak Hitap Etmiş Olduk.) Genellikle Kadın Ve Erkek İçin Aynı Anda Söz
Konusu Edilen Bir İfade -Fazla Uzun Olmaması İçin- Sadece Erkekler İçin
Kullanılan Kalıba Yer Verilir Ve Kadınlar Da Orada -Zımnen- Var Kabul Edilir. Bu Husus Arapça da Edebî
Bir Sanattır Ki Buna “Tağlip Sanatı” Denir. Bu Edebî Sanat Sadece Gerçek Erkek
Ve Kadın İçin Değil, Aynı Zamanda Arapça’da Mecazî Olarak Erkek/Eril Kabul
Edilen “Kamer=Ay” İle Dişil Olarak Kabul Edilen “Şems=Güneş” Kelimeleri İçin De
Geçerlidir. Bu İkisi Birden Kullanıldığı Ve “Tağlip Sanatı “ İçerisine Alındığı
Zaman, Erkek/Eril Olan “Kamer” Sözcüğü Ön Plana Çıkarılır Ve “Kameran=İki Ay”
Tabiri Tercih Edilir, Bununla Güneş Ve Ay Kastedilir.
Bu Edebî Sanat İfadesi Daha
Veciz Olduğundan, Kur’an Terminolojisinde De Genellikle Hitaplar Bu Sanat
Çerçevesinde İnşa Edilmiş Ve Kadın İle Erkeğin Birlikte Muhatap Olduğu Yerlerde
Bu Hitap Erkeklere Yönelik Olmuş, Kadınlar İse “Tağlip Sanatı” Çerçevesinde
Onlarla Beraber Yerlerini Almışlardır. Mesela Kur’an’da Çokça Kullanılan Ve “Ey
İman Edenler” Anlamına Gelen “Ya Eyyuhellezine Amenû” Hitabı, Arapça Gramer
Bakımından Erkeklere Yapılan Bir Hitap Tarzıdır. Ancak, Bu Hitapta Kadınların
Da Dahil Olduğu Bilinen Bir Gerçektir. Keza, Kur’an’da Bir Çok Defa
Kullanılan Ve “Ey Adem’ın Oğulları” Anlamına Gelen “YA Benî Ademe” İfadesini
Sadece Erkeklere Tahsis Etmek Mümkün Değildir. İşte, Bu Açıklamalar
Çerçevesinde Diyebiliriz Ki, “Babalar” İfadesinde Anneler, “Oğlanlar”
İfadesinde Kızlar, “Kardeşler” İfadesinde Kız Kardeşler De Dahildir.
Kur’an, Bir Hitap Olarak Hz.
Muhammed (Asm.) Gönderilen Bir Kitaptır. Kur’an’ın Konuşma Üslubuyla
Gönderildiğini Ve Bu Kitabın Konuşma Dilinden Yazıya Aktarıldığını Bilmekte
Yarar Vardır. Kur’an'daki Üslup Bundan Dolayı “De Ki”, “Ey İnsanlar”, "Ey
İman Edenler”, “Ey Kafirler”, “Ey Ehl-İ Kitap”, “Ey Nebi”, “Sana Soruyorlar, De
Ki” Gibi Hitaplarla Doludur. Ayetlerdeki Hitabın Çoğunlukla Müzekker Oluşu
Peygambere Hitaben Gönderilmiş Olduğundandır: Arapça’nın Özelliğine Göre,
Kadına Ve Erkeğe Ayrı Ayrı İfade Biçimleriyle Hitabedilir. Peygambere (A.S.)
Yapılan Hitapların Müzekker Kalıbıyla Olması Da Bu Dilin Gereğidir.
Kur’an Ve Hadîslerde Geçen
İslamî Emir Ve Yasaklar, Dünya Ve Ahirete Ait Vaadler, Herhangi Bir İstisna
Yapılmadığı Sürece Hem Erkekleri, Hem De Kadınları Kapsar.
Bunların Erkeklere Ait Yüklem Ve Zamirlerle İfade Edilmiş Olmaları Önemli
Değildir. Bu, Hem Arapça, Hem De İslam Hukuk Metodolojisi Bakımından Böyledir.
Erkeklere Hitap Eden Bir Emir
Veya Yasağın, Ayrıca Kadınlar İçin De Tekrar Edilmesi Gerekmez. Çünkü Bu, İfade
Ettiğimiz Gibi Arap Dilinin Ve Hukuk Mantığının Bir Gereği Olduğu Gibi,
Kur’an'ın Kendisine Has Üslûbu Ve İfade Mantığının Da Bir Gereğidir. Zira
Kur’an, Her şeyden Önce Mü'min Erkeklerle Mü'min Kadınları, Birbirlerinin
Dostları Ve Velileri Olarak İlan Eder: "İnanan Erkekler Ve İnanan Kadınlar
Birbirlerinin Velisidirler. Onlar, İyiyi Emreder, Kötüyü Önlerler. Namaz Kılar,
Zekat Verirler Ve Allah Resulüne İtaat Ederler. İşte Onlara Allah Merhametle
Muamele Edecektir. Doğrusu Allah, Gücünün Önüne Geçilemeyen Ve Her Şeyi Yerli
Yerince Yapandır." (Tevbe, 9/71)
Nitekim Bu Ayet-İ Celilede, "Onlar
İyiyi Emrederler, Kötüyü Önlerler" Sözü Ve Ayetin Sonuna Kadar Diğer
Failler Ve Zamirler, Hep Erkekler İçin Kullanılan İfadelerdir. Buna Bakarak, Bu
Ayetin Kadınları Dışta Bıraktığını Söylemek Mümkün Mü? Hayır.
Kur’an, Açıkça Hem İnanan
Erkeklere, Hem De İnanan Kadınlara Cennetin Güzelliklerini Ve Nimetlerini
Va'detmiştir. Nitekim Tevbe Sûresi 72. Ayette Şöyle Buyurulmuştur:
"Allah, İnanan Erkeklere
Ve İnanan Kadınlara İçlerinde Ebedî Kalacakları, Altlarında Irmaklar Akan
Cennetler (Bahçeler) Ve Adn Cennetlerinde Hoş Meskenler Vaadetmiştir. Ve Ayrıca
Onlara, En Büyük Nimet Olarak Allah'ın Hoşnutluğu Var. İşte Bu Büyük
Başarıdır."
İslam Sadece Erkeklerin Dini
Değil. Kur’an Sadece Erkeklere Hitap Etmiyor. Kur’an-I Kerîm'de Kadınlara
Has Uzunca Bir Sûre Vardır: (Nisa Sûresi). Kur’an'da Bazı Kadınlara Da Allah'ın
Vahiy (İlham) Gönderdiği Zikredilir. (Bk. Kasas, 28/7; Al-İ İmran, 3/42;
Hud, 11/69).Ayeti Kerimelerine Bakılabilir.
"Kadınlar Erkeklerin
Şakîkidirler." "Şakik" Tam Ortadan İkiye Bölünen Bir Bütünün Bu
Eşit Parçalarından Her Biridir."Kadın Olsun Erkek Olsun, Kim İyi İşler
Yaparsa Cennete Girecektir." (NisA, 4/124). "Mümin Erkekler Ve Mümin
Kadınlar Birbirlerinin Velisidirler..." (Tevbe, 9/71). "Erkeklerin Kazandıklarından
Bir Payı Olduğu Gibi Kadınların Da Kazandıklarından Bir Payı Vardır."
(NisA, 4/32)
Kur’an'da Kadın Ya Da Dişi Anlamına Gelen "Nisa,
Nisve, İmrae, Ünsa" Kelimeleri Türevleriyle Beraber 85 Defa, Erkek
Anlamına Gelen "Racul, Zeker, Mer'" Kelimeleri De Yine Türevleriyle
Beraber 86 Defa Geçmektedir. "İnsan" Kelimesinin Kadını Kapsamadığını
Söyleyen Hiç Bir İslam Alimi, Hatta Hiç Bir İnsan Yoktur.
Genele Hitap Ederken Arap
Dilinin Gereği, Ya Eril (Müzekker) Ya Da Dişil (Müennes) Bir Kalıpla Hitap
Edilecektir. Sosyal Hayatın Bütün Yüküyle Erkeklerin Omuzunda Olduğu Bir
Toplumda Eril Kalıbın Seçilmesinden Normal Ne Olabilir? Üstelik Bu Dil
Araplar'ın İslAm'dan Önce De Konuştukları Dildir. Onlar O Zaman Da Böyle
Konuşuyorlardı. Kendi Dilleriyle Gelen Kur’an'ın, Bu Dili Bozması Düşünebilir
Mi ?
2.Mana Burada Aslında Bu
iddiaları Gündeme Getiren Kişilerin Bakılınca İslam’i Hiçbir Bilgilerinin
Olmadığı Haliyle de Sadece Meal Okumakla Belki Bir Fikir Edindiklerini Onda da
Taraflı Bakışlarının ne Derece Gafletkerane Olduğunu Görmekteyiz, Müşahede
Etmekteyiz ! Bu da Bir Kere Daha Bize Mealciliğin Bir Başka Zararını Daha
Ortaya Koymaktadır! Gençlerin Akıllarını
Karıştırmaya Çalışanlar Esasen Şunu Demek İstiyorlar 1.’Si Muhatap Erkeklerdir Kur’an-ı
Kerim’de Kadın Muhatap Alınmamış Haliyle Kuran Hak Kitap Değil. 2.’si İse
Erkekler O Dönemde Kadınları Kullanıyorlardı Ve Kadının Hiçbir Hakkı Yoktu,
Haliyle Kur’an-ı Kerimde Haşa, Yüz Bin Defa Haşa Hz. Muhammed’in Uydurduğu Bir
Kitap, O Yüzden Kadınları da Kullanmak İçin Hz. Muhammed S.a.v. Tarafından “Haşa”
Söylemler Bu Yönde Uyduruldu Demek İstiyorlar. Doğrudan Diyemedikleri İçin de Bu
Şekilde İddialarda Bulunuyorlar. Bunları
da Kadın Hakları Savunucuları Görünümlü Dış Mihrapların İçimi de Kurduğu Vakıf
Ve Derneklerle Yapmaktalar. Biz Bu
Derneklerin Ne Amaçla Kurulduğunu
İngiliz Casusu Lawrence’ın Anılarında Okumaktayız. Tezahürünü de 28 Şubat’tan
Bu Güne Değin Müslüman, Mümine Ve Muvahhide Çarşaflı Ve Başörtülü
Bayanlarımızın Haklarının Savunulduğu Hiçbir Eylemde Görememenizden Anlarsınız
!...
Kadın Konusunda Hassas
Olanların Göz Ardı Etmemeleri Gereken Bir Nokta Da Şudur Ki, Sadece
Erkeklerin Yad Edildiği Hitaplarda Her Zaman Güzel Bir Vasıfla Değil, Kötü
Vasıflarla Da Anılması Söz Konusudur. Örneğin “Ey İman Edenler” Anlamına Gelen
“Ya Eyyuhellezine Amenû” Hitabı Yanında “Ey Kafirler” Manasına Gelen “Ya
Eyyuhe’l-Kafirun” İfadesinin Muhatabı Da Zahiren Erkeklerdir. Ama Aslında
Her İki İfadede Kadın-Erkek Müşterek Olarak Vardır. Demek Ki Ortada Bir
Fazilet, Bir Üstünlük İmajı Söz Konusu Değildir, Mesele Tamamen Bir Çarpıtma
Meselesidir.
Şayet İddia Edildiği Gibi Haşa,Yüz
Bin defa Haşa ki Kur’an-ı Kerim’i Hz.Muhammed. S.a.v. Efendimiz Uydurmuş Olsa
İdi Ve O Yazmış Olsa İdi O Halde Paylaşacağım Hadis-i Şerifleri Kur’an-ı Kerime
Ayet Olarak Haşa Yazardı Hadis Olmazdı ! "Ey İnsanlar! Kadınların
Haklarına Riayet Ediniz! Onlara Şefkat Ve Sevgi İle Muâmele Ediniz! Onlar
Hakkında Allah'tan Korkmanızı Tavsiye Ederim. Siz Kadınları, Allah Emâneti
Olarak Aldınız; Onların Namuslarını Ve İffetlerini Allah Adına Söz Vererek
Helâl Edindiniz!" (Müslüm, Hac,147) "Kadınlara Ancak Kerîm Olanlar
İkrâm Ederler (Değerli Olanlar Değer Verirler); Onlara Kötülük Edenler İse Leîm
(Kötü) Kişilerdir." (İbn Mace, Edeb 3; Ebû Davud, Edeb 6, Rikak 22,
İ'tisam 3; Müslim, Akdiye 11) Diyerek Kadına Yaklaşım Değerine Göre Allah
Katında Değer Görüleceği Hadisle İfade Edilmiştir. Hal Böyle Olunca Allah
Katında Ki Değer Kadına Yaklaşım İle Ölçülmektedir. "Cennet Annelerin Ayakları
Altındadır." (Nesâî, Cihâd, 6) Hadisi Malumumuzdur. Ayeti Başına
Cenneti Ayaklarının Ucuna Koyan Bir Din Nasıl Olurda Erkek Üstünü Olabilir? "Sizin En Hayırlınız, Ehline (Eşine Ve
Çocuklarına) En Hayırlı Olanınızdır. Ve Ben De Ehline Karşı En Hayırlı
Olanınızım. (Burada Da En Hayırlı Olan Kişi Hanımlarına En Hayırlı Olan Kişi
Ölçüsü İle Belirlenmektedir. ) "En Güzel Dünya Nimeti, İnsanın
Sahip Olabileceği Nimetlerin En Hayırlısı: Zikreden Dil, Şükreden Kalp Ve
İnsanın İman Doğrultusunda (Müslümanca) Yaşamasına Yardımcı Olan Kadındır."
(Tirmizî, Birr 13) "Kadınlar Erkeklerin,
Diğer Yarısıdır." (Ebu Davud, Tahanet,94; Tirmizi Tahanet 827)
"Kadınlara Ancak Asalet Ve Şeref Sahibi Kimse Değer Verir. Onları Ancak
Kötü Ve Aşağılık Kimseler Hor Görür." Gene
: "Hanımını Döven, Allah’a Ve Resûlüne Asi Olur. Kıyamette Onun Hasmı
Ben Olurum." Demiştir Efendimiz !
3.Mana Bu İfadelerde Kadını Küçümseyici Bir Durum Söz Konusu
Değildir. Nitekim, Ay-Güneş Misalinde Olduğu Gibi Şems/Güneş Değil, Kamer/Ay
Göz Önünde Bulundurulmuştur. Fakat Hiç Kimse Bu İfadelerde Güneşin Aydan
Daha Değersiz Görüldüğünü İddia Etmemiş Ve Edemez De.
4.Mana: Yaratılıştaki Hakikat Ve Hikmet İle Hak Hukukta ki Musavilik
Yani Eşitlik Bütün Bütün Ayrıdır … Şunu Unutmamak Gerekir Ki, Hz.
Adem (As)’Den Beri İnsanlık Camiasında Erkek Vazifesi Ve İcra Etmesi Gereken
Sınavının da Bir Sonucu Ve Hikmeti Gereği, Hakimiyetin, Fiziki Kuvvetin, Bundan
Gelen İcraatın Simgesi Olarak Algılanmış Ve Vasıflandırılmıştır. Erkeğin Neden Daha
Kuvvetli Yaratıldığını İtiraz Konusu Yapanlar, Şunu Unutmamalıdır Ki, Kuvvet,
Cesaret Ve Şecaat Tek Başına Bir Fazilet Simgesi Değildir. Nitekim En Zalim
Olan Nemrut, Şeddad, Firavun Da Çok Cesaretli İdi Ama Bu Onların Makamını Ali
Ve Ulvi Yapmadığı Gibi Allah Tarafından da Yerin Dibine Geçirildiler.
Erkeğin Hakimiyet Fiziki
Kuvveti Ve İcra Etmesi Gereken Sorumlulukları Cihetiyle Ailesini Koruması Ve
Himaye Etmesi, Onların Tamamının Geçimini Sağlaması Ve Zor Anlarda Zor Kararlar
Verip Bu Sorumlulukla Birlikte Neticesinden de Mesul Olması Gibi Daha Birçok
Hikmete Binaen Erkekler Daha Fizikli, Kavi Ve Güçlü ! Daha Cesur Daha Şecaatkar
Ve Girişken Yaratılmıştır. Kadınlar İse,
Çocukların Anneleri Olarak Onları, Masumane Yavrularının Bakımını Üstlenecek
Bir Konumda Olduğu İçin, Bir Şefkat Kahramanı Ve Bir Merhamet Abidesi Olarak
Var Edilmiştir. Burada Her İki Cinse Verilen Yetenek Beceri Ve Kabiliyetler
Musavi Yani Denktir, Eşittir. Hiç Birinin Bir Diğerinden Üstünlüğü Söz Konusu
Değildir. Hakîm Olan Allah Her Şeyi, Sınavının
Gereği Olarak Üstlendiği Vazifesine Uygun Bir Şekilde Yaratmıştır. Bu
Farklılıklar Hiçbir Zaman Bir Fazilet Ve Bir Şeref Üstünlüğü Değildir.
Hatta Bunun Tam tersini
Düşünelim. Güzel Karakterli Bir Hanım İster ki Onun Erkeği Adam Gibi Adam Olsun
! Ona Duruşu İle Erkeklik Yapsın, Korusun Kollasın , İhtiyaçlarına Lebbeyk
Diyerek Yerine Getirsin, Ahmed’i Mahmud’u Muhammed’den Gelen Bir Muhabbetle Ona
Önce Hoca Sonra Koca Olsun. Giyimini Kuşamını Alsın Rızkını Temin Edip Bir
Elini Yağdan Diğer Elini Baldan Kaldırmasın !... İstemez ki Adam Olmayan
Serseri Veya Asalak, Korkak Ve Çalışmayan Ailesine Bakmayan Bir Kocası Olsun !
Ve Gene İster ki Her Erkek Hanımı Güzel Olsun Ona Karşı Bakımlı Ve Muhabbetli
Olsun. Hoş Sohbet Olsun Tebessümünü Eksik Etmesin. Doğurgan Bir Bayan Olsun
Çocukları Olsun. Çocuklarına İyi Bakıp Makam-ı Anneliğin Ulvi Hakkını Versin
!... İstemez ki Kadınlıktan Çıkıp Erkek
Gibi Olsun Erkek Gibi Bir Kalın Ses Tonuna Sahip Olsun ! Ve Davransın !...
Bırakın Bir Müslümanı Ateist Dahi Yaratılış Fıtratı İle Bunu İstemez…
5.Mana : Hak Ve
Hakikat Nazarında ki Eşitlik: Erkek-Kadın Eşitliği
Hak-Hukuktadır... Erkek Olsun, Kadın Olsun Allah Katında En Faziletli İnsan
Allah’a Karşı En Çok Takva Sahibi Olan İnsandır... Ey İnsanlar, Gerçekten Biz
Sizi Bir Erkek Ve Bir Dişiden Yarattık Ve Birbirinizle (Kolaylıkla) Tanışmanız
(Ve Farklı Yetenek Ve Faziletlerinizden Yararlanmanız) İçin Sizi (Değişik)
Kavimler Ve Kabileler (Şeklinde) Kıldık. Şüphesiz, Allah Katında Sizin En Üstün
(Kerim Ve Değerli) Sayılanınız, (Irk Ya Da Soyca Değil) Takvaca (Kötülükten Sakınma,
İyilikte Yarışma Konusunda) En İleride Olanlarınızdır. Şüphesiz Allah
(Her Şeyi Hakkıyla) Bilendir, Habir’dir.
İle Hucurât Suresi – 13. Ayeti Kerime İle Kur’an’ın Getirdiği Eşitlik
Anlayışını Kör Gözlere Gösterir Şeklinde Kati Olarak İfade Etmektedir.
6.Mana: İslam’dan
Önce Dünya’nın Hemen Hemen Her Yerinde! Değersiz Bir Varlık Olarak Algılanmış
Olan Kadına, Şeref Bahşeden Bir Statüyü Tanıyan Aslında İlk İslam Dinidir. Coğrafya Ve Tarih
İlmide Ve Edebiyat İlmi de Ve Sosyoloji İlmi de Buna Şehadet Etmektedirler.
Misalen; Coğrafya
Gereği O Dönem İncelendiğinde Tüm Dünya Coğrafyasında Kadınlara Hak Verilmesi Tam
Manasıyla İslam İle Olmuş, Tarih Bunu Kayıt Altına Almıştır. Edebi
Olarak -Erkek Kadın Ayırımının
Yapılmadığı- Türkçe Dil Grubunda Dahi “Ey İman Edenler!” İfadesi Hem Erkek Hem
De Kadınlar İçin de Söz Konusudur. Fakat Bu İfade Her İki Grup İçin
Kullanıldığında İse, Erkekler İçin “Ya
Eyyühellezine Amenu”, Kadınlar İçin İse “Ya Eyyetühellati Amenne” Cümlesiyle
İfade Edilmesi Gerekirdi. Malumunuz Allah Subhandır Her Şey den Münezzeh Ve Bütün
Kusurlardan Beridir. Ve Asıl Böyle Bir Kelam , Söz İsrafından Münezzeh Olan Kur’an-ı
Hakîm'de Abes Kaçardı, Eleştirilmeye Açık Olurdu. Uzun Ve Gereksiz İki Cümle
Yerine, Eskiden Beri Belagatça Geçerli Ve de Yaygın Bir Dil Kuralı Olan
“Tağlib” Sanatı Çerçevesinde “Ya Eyyühellezîne Amenû” İfadesinin Kullanılması
Kadar Güzel Bir Şey Olur Mu? Buna Edebiyat İlmi de Şahitlik Ediyor. Ve Bunun
Gibi Bugün de Her Gün, Her Bir Müslüman Tarafından Hususen Ramazan Ayında
Okunan Bahusus Hafızlar Tarafından Her Gün Okunan Kur’an-ı Hakim Okuyana Usanç
Vermediği Gibi Her Okuyuşta Yeni indirilmiş Bir Kitap Hissiyatını Vermesi İle
İnsanlık Ve Müslümanlık Adına Şahitlik ediyor.
Aynen Öyle de Hiçbir Arap Kadını Ve Devlet-i Aliye-i Osmaniyenin Sultanları
Olan Analarımız Ve Annelerimiz -Yüz Yıllarca Tevarüs Edip Alışık Olduğu- Böyle
Bir İfadeden Rahatsız Olmaması, Bilakis Bu İfadenin Kendilerine De Hitap
Ettiğini Çok İyi Bilmeleri Şahitlik Ediyor ki Kur’an-ı Kerim Hem Erkeklere Hem
de Kadınlara Son Derece Beli Ve Bedi Bir Şekilde Hitap Etmektedir..
Aynen Öyle de Hiçbir Taraf
Öbürüne Eşitte Değildir, Ama Kendisine Vazifesi Gereği Verilen Özeliklerle de
Üstünde Değildir. Ne Fizikî Yapısı, Ne Hissi Yapısı Açısından Eşit Değillerdir
. Bilakis Allah -Deyim Yerindeyse- İkisini Eşitlik İçin Değil, Eşitsizlik İçinde
“Bir” Eşitlikle Yaratmış Ve Bu Farklarını da Bir Birine Bir Üstünlük Olarak
Değil Bir Yapbozun Muhtelif Parçaları Gibi Bir Ahmed’i Mahmud’u Muhammed’den
Gelen Bir Muhabbetle Meşru Bir Ölçü Olan Evlilik Akti İle Bağlamıştır…
7.Mana: Kur’an’ın Mucizelik Yönünün En Açık Misallerinin Başında
“Îcaz=Veciz” İfadeler Gelir. Arapça’da Oldukça Yaygın Olan Bu Edebî Sanat, Kur’an
da Da Oldukça Yaygın Bir Kullanım Alanına Sahiptir. Kadınları Erkek Hitabına
Dahil Ederek Anmak Da Bu Sanatın Bir Tezahürüdür.
Erkek Ve Kadınlarla İlgili Bir
Konu, Daha Detaylı Bir Surette Vurgulanmak İstenildiği Yerlerde, Kadınlara Da
Ayrıca Yer Verildiği Görülmektedir. Misal Olarak; “Allah Ve Resulü Herhangi Bir
Meselede Hüküm Bildirdikten Sonra, Hiçbir Erkek Veya Kadın Müminin, O Konuda
Başka Bir Tercihte Bulunma Hakları Yoktur. Kim Allah’a Ve Resulüne İsyan
Ederse, Besbelli Bir Sapıklığa Düşmüş Olur.” (Ahzab, 33/36), “Kim Bir Kötülük
İşlerse, Sadece O Kadar Cezalandırılır. Ama, Mümin Olarak, İster Erkek İster
Kadın, Kim Makbul Ve Güzel Bir İş Yaparsa, İşte Onlar Cennete Girer Ve Orada
Hesapsız Nimetlere Nail Olurlar.” (Mümin, 40/40) Mealindeki Ayetlerde Hem
Sorumluluk Hem De Mükafatta Erkek-Kadın Eşit Bir Statüde Değerlendirilmiştir.